Terör Örgütüne Sahip Çıkan Siyasiler ve Sanatçı Bozuntuları

Terör örgütü DHKP-C’nin şehit ettiği şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anası, babası, eşi, çocukları yok mu da onların katillerine sahip çıkan, katillere şarkı yapan, katillerinin annesini, babasını konsere çıkarıp örgüt propagandası yaptıranlara sahip çıkıyorsunuz? Elbette sizin teröristlere sahip çıkarken, şehitlere de sahip çıkmanız mantıksız olur. Ama en azından onlara sevgi kelebeği muamelesi yapan alçaklığı bırakın. […]
Güncel - 7 Nisan 2021 12:17

Terör örgütü DHKP-C’nin şehit ettiği şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anası, babası, eşi, çocukları yok mu da onların katillerine sahip çıkan, katillere şarkı yapan, katillerinin annesini, babasını konsere çıkarıp örgüt propagandası yaptıranlara sahip çıkıyorsunuz? Elbette sizin teröristlere sahip çıkarken, şehitlere de sahip çıkmanız mantıksız olur. Ama en azından onlara sevgi kelebeği muamelesi yapan alçaklığı bırakın. Terör örgütüne sahip çıkan siyasiler ve sanatçı bozuntuları

DHKP-C: Silahlı terör örgütü…

Grup Yorum: DHKP-C kontrolünde örgüt propagandası yürüten ve üreten müzik grubu…

DHKP-C sicilinde birçok askerimizi, polisimizi şehit etmiş, birçok silahlı ve bombalı eylemde bulunmuş ve son büyük terör eylemleriyle Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alarak şehit etmiş olan bir terör örgütüdür. Bu örgütün gündeme geldiği son konu, örgüt mensuplarının ölüm orucu denilen açlık grevleri oldu.

Grup Yorum’un üyesi olan Helin Bölek, terör örgütüne propaganda alanı açmak için ölüm orucu tutarak ölüme ulaştı. Neydi ölüm orucunun hedefi? Terör örgütüne hizmet eden cezaevindeki Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılması, konser ve diğer yasakların ortadan kaldırılması… Helin Bölek isimli kadın bunun propagandası için terör örgütü tarafından kurban edildi. Helin Bölek ile aynı ölüm orucuna başlayan İbrahim Gökçek isimli örgüt üyesi de hayatının son aşamasına geldiği günlerde ölüm orucundan vazgeçti.

Helin Bölek açlık grevinden öldüğünde, İbrahim Gökçek açlık grevine devam ederken ortalığı ayağa kaldıran CHP, HDP olmuştur. Sol yayın organları ve sözde sanatçılar da gündem oluşturmuştur.

Ortaya çıkan sonuç nedir?

DHKP-C terör örgütü istedi, Helin Bölek öldü. DHKP-C terör örgütü istedi, İbrahim Gökçek açlık grevini bıraktı ve yaşamayı sürdürdü. Demek ki, meselenin devletle alakası yok… Gel de bunu CHP’ye, HDP’ye ve terör örgütü sevdalısı sanatçı bozuntularına anlat…

Bu terör örgütü mensuplarını ölüme zorlayanın terör örgütü olduğunu anlamak için bir örnek yeter!

Terör örgütü mensubu Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in açlık grevi yaptığı ev mart ayında polis tarafından basılmış ve bu örgüt üyeleri Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülmüştü.

Bunun üzerine terör örgütlerini savunmak için kurulmuş olan Halkın Hukuk Bürosu “Ölüm orucundaki müvekkillerimiz İbrahim ve Helin talepleri olmamasına karşın zorla yoğun bakıma alınmak isteniyor, zorla müdahaleye hazırlanılıyor. Zorla müdahale cinayettir. Hekimleri bu suça ortak olmamaya çağırıyoruz” açıklamasını yapmıştı. Türk devletinin yaşatmak için yaptığına “zorla müdahale” derken; yaşatmak için müdahale edecek doktorları da suç işlemekle, cinayetle suçlamışlardır. İşte nasıl bir terör örgütü olduklarını anlayın, onlara göre “yaşatmak” cinayettir. Halkın Hukuk Bürosu aynı zamanda teröristbaşı Öcalan’ın hukuk ve propaganda işlerini takip eden bir oluşumdur. Yani terör örgütü PKK ve DHKP-C iç içe geçmiş bir haldedir. O yüzden Grup Yorum’a sahip çıkmayan bir tane PKK’lı bile yoktur. HDP zaten kansızlığının gereğini yapıp terör örgütlerine sahip çıkıyor da, Atatürk’ün kurduğu partinin bu DHKP-C sevdası, PKK sevdası nedir?

Bir de sanatçılar var. Daha doğrusu sanatçı bozuntuları… Sevgi pıtırcıkları, şefkat kelebekleri diye pazarlanan… Terör örgütü DHKP-C üyesi İbrahim Gökçek için o kadar duygusal, o kadar dram yüklü cümleler yazıp, onların propagandalarını yaptılar. Sahip çıktıkları İbrahim Gökçek’in terör örgütü DHKP-C’ye yönelik birçok operasyonda “Terör Arananlar Listesi Gri Kategorisinde” defalarca gözaltına alınan, yargılanan ve evinin müştemilatında 4 parça EYP bulunan, eşi Sultan Gökçek de DHKP-C üyesi olarak Silivri cezaevinde tutuklu olan biri olduğunu bilmesek, oturup neredeyse hüngür hüngür ağlayacağız.

Bu sanatçı bozuntuları yaptıkları propaganda ile bu teröristleri masumluğun sembolü gibi göstermeye çalışıyor. Bitlis’te iki şehidimiz olduğu gün Meltem Cumbul ve Mahsun Kırmızıgül örgüt üyelerinin propagandalarına soyundular. Meltem Cumbul “Ölüm orucunu bırakmak için tek talebi konser vermek” diye olayı basitleştirerek, Mahsun Kırmızıgül de “Elindeki silah değil bir enstrüman” diye masumlaştırarak terörist İbrahim Gökçek’e sahip çıktılar. Bunlar gibi sanatçı bozuntusu çok, bir de Gökhan Özoğuz isimli Ekrem İmamoğlu gibi birini 2. Atatürk gören bir gerzek var, o da DHKP-C ve PKK’nın ortaklaşa kullandığı Grup Yorum’a sahip çıkmak için kendini adeta yırttı. Bu ismini saydığım yahut sayamadığım sanatçı bozuntularının ortak özelliği terör örgütlerine insanlık, demokrasi, özgürlük gibi kavramlarla sahip çıkmaları, İbrahim Gökçek gibi terör örgütü mensupları söz konusu olunca da “İbrahim bir can… Annesi var, babası var, evlatları var, her şeyden öte yaşam hakkı var” diye edebiyat parçalamalarıdır. Bre haysiyetsizler, teröristlere sahip çıktığınız aynı gün Bitlis’te vatanı korumak için şehit olan iki askerimizin annesi, babası, evlatları, yaşam hakkı yok mu da bir başsağlığı, bir terör örgütünü kınama yayınlayamadınız?

Mahsun Kırmızıgül, Meltem Cumbul, Gökhan Özoğuz ve benzer sanatçı bozuntuları bu ülkenin ekmeğini yiyor, suyunu içiyorsunuz ama asker, polis, savcı katillerine sahip çıkıyorsunuz.

Bitlis’te şehit olan Hazan Kuzu, Eyüp Fidan sizin kırıklarınızla, yoldaşlarınızla mücadele ederken hayatını kaybetti değil mi?

Terör örgütü DHKP-C’nin şehit ettiği şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın anası, babası, eşi, çocukları yok mu da onların katillerine sahip çıkan, katillere şarkı yapan, katillerinin annesini, babasını konsere çıkarıp örgüt propagandası yaptıranlara sahip çıkıyorsunuz?

Elbette sizin teröristlere sahip çıkarken, şehitlere de sahip çıkmanız mantıksız olur. Ama en azından onlara sevgi kelebeği muamelesi yapan alçaklığı bırakın. Ve “bizim terör örgütü DHKP-C’ye, PKK’ya sempatimiz var” diyerek gerçek yüzünüzü gösterin…

Terör örgütü DHKP-C mensuplarına sahip çıkan sanatçı bozuntusu Mahsun Kırmızıgül’e tepki göstermek için “Herkes ramazan ayında Allah için oruç tutarken, terör örgütü mensubu bu kişi niçin DHKP-C terör örgütü için ölüm orucu tutuyor sahte Mahsun? Siciline bakarsan elinin sadece enstrüman tutmadığını anlarsın. Gerçi anlamadan sahip çıkacak değilsin. Filmi, müziği bıraktın örgütlere sardın” demiştim. Hastalıklı Sol’un medya organları “Yıldıray Çiçek Mahsun Kırmızıgül’ü hedef gösterdi” diye manşet attılar. Terör örgütünün propagandasını yapan, mensuplarına sahip çıkan hedef olacağını düşünmüyor ama ben tehdit ifadesi olmadan eleştirince hedef gösteriyorum öyle mi? Sizi gidi ahmaklar sürüsü… Terör örgütü DHKP-C, Helin Bölek’in ölümüne onay vererek, İbrahim Gökçek’i ölmek üzereyken durdurarak, kendi örgüt propagandasını yaptı. CHP’liler, HDP’liler, sivil toplum kuruluşları, yazarlar, sanatçı bozuntuları da isteyerek, bilerek terör örgütünün bu örgüt propagandasına destek oldular. İbrahim Gökçek şimdilik ölüm orucundan kurtuldu. Bakalım terör örgütü yarın canlı bomba yapıp nereye gönderecek?

YILDIRAY ÇİÇEK

BENZER HABERLER